Bilim

Hücrelerimizin Vazgeçilmez Mekanizması: “Otofaji”

Nobel ödülleriyle dolu buluş olan,Otofaji, orjinal hali ile autophagy latince auto-kendi ve phagein-yemek kelimelerinden oluşan birleşik bir kelimedir.

Autophagy – an essential mechanism in our cells ile ilgili görsel sonucuOtofaji, 1960’lı yıllarda hücrenin kendi içindeki materyalleri kapalı membranlar içinde lizozomun yardımıyla yıkmasından yola çıkarak, inşa edilen bir yaklaşımdır. 1990’da Yoshinori Ohsumi’nin zekice tasarladığı bir dizi deneye kadar çalışılması zor bir konu olarak beklemiş olması, Ohsumi için önemli bir fırsat yaratmıştır. Çalışmalarında Ohsumi mayalarda bu süreç için gerekli genleri belirlemiş ve yine mayalarda otofajinin temel mekanizmasını ortaya çıkarmıştır. Bunun yanı sıra benzeri mekanizmaları insan hücrelerinde de göstermiştir.

Ohsumi’nin bulguları hücrenin içeriğini nasıl dönüştürdüğünü anlamamız için yeni bir yaklaşım sağlıyor. Enfeksiyonlara karşı gelişen reaksiyonlardan açlık durumuna karşı geliştirilen tepkiye kadar otofaji, hücre için, temel bir öneme sahip. Daha fazlası, otofaji genlerindeki mutasyonlar kanser ve nöral hastalıklar dahil olmak üzere, çeşitli sağlık problemlerine yol açabiliyor.

otofaji
*Hücre içinde Lizozom ve otofajizom’un çalışması. Kaynak : https://www.nobelprize.org

 

1950’li yıllarda protein, karbonhidrat ve yağları yıkan enzimleri içeren yeni bir organel tanımlanıyor: Lizozom. Bu organelin temel görevi hücre içindeki sindirim ve yıkım işlerinde yer almak olduğu tespit ediliyor. Christian de Duve 1974 Nobel Tıp ödülünü “lizozomun keşfi” ile alıyor. 1960’lı yıllarda biyokimyasal ve mikroskobik çalışmalarda de Duve lizozoma yeni bir vezikül taşınımı olduğunu ortaya çıkarıyor ve buna otofaji diyor. Bu veziküllerede otofajizom (autophagosome) isimini veriyor.

1970’li ve 1980’li yıllarda araştırmacılar yoğun olarak diğer bir sistem olan protein yıkım mekanizması “proteazom”a odaklanıyorlar. Bu alanda Aaron Ciechanover, Avram Hershko ve Irwin Rose 2004 Nobel Kimya Ödülünü kazanıyorlar. Ortaya çıkardıkları mekanizma ise ubikütinli protein degredasyonu. Proteazom mekanizması proteinlerin tek tek yıkımını açıklamakta, ancak daha büyük ve karmaşık yapı ve organallerin yıkımını açıklamak için yeterli değil.

med-press-2-en

Yoshinori Ohsumi, 1988’de kendi laboratuvarında insan hücrelerinde vakuollerde protein yıkımı konusunu çalışmaya başlayana kadar pek çok konu da çalışma yürüttü. Model olarak maya hücrelerini kullanıyordu. Çünkü üretmesi kolay ve genetik mekanizmaları incelemek daha kolaydı. Ancak mayaları mikroskopta incelerken otofaji aktivitesini gözlemlemek çok zordu ve anlaşılmıyordu. Bu sorunu ise hücreyi strese soktuğunda otofajizomların artacağını öngörerek aşmayı planladı. Hücreleri açlık stresine soktu ve bu durumda otofajizomlar belirgin olarak göründü. Bu süreçte yer alan genleri belirlemek için ise binlerce mutant maya hattını genetik olarak inceledi ve sonuçta otofaji için 15 temel geni buldu.

med-press-3-en

Otofaji süreci stres sinyalinin gelmesinin ardından otofaji genlerinin aktive olması ile başlıyor ve bir dizi protein ve protein kompleksi silsilesi ile kontrol ediliyor. Ohsumi çalışmalarında bu mekanizmayı ortaya çıkarrmış bulunuyor. Ohsumi ve onu takip eden diğer araştırmacılar otofajinin sağlık için ne kadar önemli olduğunu ortaya çıkarmıştır. Çünkü açlık durumunda hücrede hızlı tepkinin oluşabilmesi, enfeksiyon sonrasında hücre içinde kalan bakteri ve virüslerin yok edilmesi, embriyo gelişimi ve hücre farklılaşması, hücre içindeki hasarlı yapıların kontrol edilmesi gibi kritik görevlerde otofaji önemli görevler alıyor.

2016 Nobel Tıp Ödülü Otofaji çalışmaları ile Yoshinori Ohsumi’ye verildi

2016’da bir kez daha Nobel Tıp Ödülü’ne layık görülen Japon Bilim İnsanı Yoshinori Ohsumi, İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nde bu konuyla ilgili açıklama yapmıştır: “Otofaji genlerindeki mutasyonlar hastalığa yol açabilir. Kanser ve nörolojik hastalıklar dahil, çeşitli durumlarda otofajik süreçle karşılaşılır.”

 

Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (3 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close