Bilim

Klonumuz Olmasını İster miyiz?

Çinli bilim insanları bu ayın başında iki makağı klonlamayı başardı.  Klonlama; 1996 yılında ilk kez Koyun Dolly’i klonlamak için kullanılan yöntem olan Somatik Hücre Nükleer Aktarımı’yla gerçekleşti.
Bilim insanları Somatik Hücre Nükleer Transferi için çekirdekleri; klonlanmakta olan bir hayvanın hücresinden, bir donör yumurta içine yerleştirir. Bu yumurta daha sonra takograf tarafından taşınabilen ve bir embriyo haline gelmesini sağlayan elektrik akımına maruz kalır.

Primatları içeren daha önceki deneylerde bu süreç; embriyonik gelişimin blastosist evresinde başarısız oldu. Bununla birlikte, Çinli araştırmacılar; trikostatin A ve mesajcı RNA adı verilen bir bileşimi karışıma sokarak, önceki girişimlerin eksikliklerinden kaçınmayı başardı.

Bu büyük bir gelişmeydi, çünkü en fazla dört klondan oluşabilen diğer klonlama tekniklerinden farklı olarak, Somatik Hücre Nükleer Transferi sınırsız sayıda üretebilir ve bu da tıbbi araştırmalar için büyük bir nimet olabilir.

Klonlamanın Evrimi

2002’den bu yana, Amerikan Bilimsel Gelişme Derneği’nin (AAAS) insan klonlaması üzerine yaptığı açıklamada; ABD’deki bilim insanlarının insan klonlama etiği konusunda kesin bir rehber oldu. AAAS’ın Hükümet İlişkileri Ofisi Program Direktörü Joanne Carney; son gelişmeler ışığında insanların klonlanması konusuna yönelik hiçbir planı olmadığını belirtti.

Bugün, bilim insanları; AAAS’ın bu tutumunu kabul ediyor gibi görünüyor. Bununla birlikte, Markkula Uygulamalı Etik Merkezi’ndeki Biyoetik Direktörü Margaret R. McLean’a göre; bunun nedeni sadece karşı çıkmak için ticari bir teşvik bulunmadığı olabilir. İnsan vücudunu yalnızca sağlıklı organların toplanması amacıyla klonlamak gibi bir teşvik ortaya çıkarsa; bilim insanları AAAS’ın insan klonlama yasağını yeniden gözden geçirmeye başlayabilir.

Biyoetikçi Jacob Appel: “Organları üretmek için ‘kovan gövdeler’ yaratma ihtimali çok umutlu olacak ve insan sağlığını ve refahını önemli ölçüde artıracaktır. Buradaki uyarı, bu klonların sadece ‘kovan gövdeler’in olması gerektiği yönünde. Gerçekten insani duyarlı olan klonlardan bu organları toplamak ahlaka aykırı olur.”

Farklı Türlerin Klonlanması

 

Markkula Uygulamalı Etik Merkezi Biyoetik Direktörü Margaret R. McLean*: “Makaklar fetal hücre çekirdeğinden oluştu. Dolly ise yetişkin hücrenin DNA’sından oluştu ve varolan bir genomu kopyaladı. Dolly, yetişkin bir koyunun klonu olmasına rağmen, yetişkin bir maymunun klonlanması başarısız oldu. Farklı türlerin klonlanmasına yönelik girişimlere dayanarak; klonlanmanın bazı türlerde ‘kolaylıkla’ çalıştığı, bazılarında ise çalışmadığı sonucu çıkıyor.  Çalışma; primatlardan insanlara kadar büyük bir bilimsel adımdır.

Çalışma; insan klonlanmasıyla ilgili tartışmalara da yol açıyor.  Güvenlik hususları ve ileriye gidip, zarar vermeme gibi yükümlülükler bilim insanlarının göz ardı edemeyeceği gerçekler.
Sonuçta, 79 embriyonun klonlanmasından doğan tek canlı doğum; (primat) Hua Hua ve Zhong Zhong‘du. Fakat, ‘yeterince güvende’ oldukları kanıtlansa dahi, klonlama teknolojisini insanlara uygulamanın savunulabilir bir nedeni, özellikle gen düzeninin ortaya çıkması yönünde…

 

 

 

Bilim insanları, insan klonlamasını reddediyor. Ancak araştırmacıların amacı; insan hastalıklarının, özellikle beynin hastalıklarının incelenmesinde kullanılmak üzere genetik açıdan özdeş maymunlar yaratmak. “

Amerikan Bilim İlerlemesi Birliği (AAAS) Hükümet İlişkileri Ofisi Program Direktörü Joanne Carney*: “AAAS, hastalıklarla ilgili olası terapileri test etmek için klonlanmış hücreler üretme yeteneğini arttırmak için klonlamayı ve somatik hücre nükleer transferini desteklemektedir. İnsanlar hemen başka bir insan yaratılacağını düşünüyor. Üreme amaçları için klonlama yapılıyor. Üreme klonlaması amacıyla bir insan yaratmak için somatik hücre nükleer transferinin kullanılmasına itiraz ediyoruz.
Her şeyden önce, bir insanı klonlamak için bu teknikleri kullanma ihtimali, ahlaki ve sosyal endişeleri artırıyor. Etik olmasının yanında bir de klonlama çok zor. Bu basit bir süreç değil ve bunun hakkında anlamadığımız çok şey var.
Makak klonlaması önemli bir ilerleme, çünkü belirli bilgiler sunacak, ancak sürecin kendisi hala çok zor. Bu iki bilim insanının, iki primatın doğumunu başarmak için başarılı bir embriyo yerleştirmek zorunda kaldıklarına bakarsanız, bunun çok basit olmadığını görürsünüz ve hala o hayvanlarda ne tür mutasyonların olduğunu bilmiyoruz.

Araştırma perspektifinden, üreme klonlamasının sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz. Vücudun ve hastalıkların doğasına ve bu hastalıklar için olası tedavilere giden yollara dair anlayışlar sağlayabilir. Bu özel buluş, bir primat ve bir insanı içeriyor olsa da, araştırma; klonlamanın, insan hücrelerini içermese bile sıkı etik kuralları her zaman takip etmesi gerektiğine inanıyoruz.”

Biyoetikçi Jacob Appel*: “Benim için önemli olan güvenlik. İnsan klonlarının ömrü aynı ve klonlanmamış insanlar kadar sağlıklıysa, aşılmaz bir itirazda bulunamazsınız. Tabii ki, bu büyük bir “eğer” dir.
Sağlık risklerinin ötesinde, en önemli endişe toplumun bazı kesimlerinin klonlara kötü muamele veya ikinci sınıf vatandaş olarak davranmayı seçebilmesidir.

 

*İnsan klonlanması hakkında bilim insanlarının Futurism’e verdiği açıklamalar.

 

Kaynak:
futurism
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (2 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 4,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close