Tıp

Hayvanlardaki “Çöp DNA”; İnsan Hastalıklarını Çözmede Yardımcı Olabilir

Junk DNA

Yunusların, fillerin ve sincapların genomları, bize hastalıklara direnme kapasitemizden ne kadar söz edebilir? Bugün Cell Reports’da yayınlanan yeni bir araştırmaya göre çok sayıda memeli genomunun yüzde 98’i proteinleri kodlamaz. Bunun yerine, bu bölge vücudun genleri nerede ve ne zaman ifade ettiğini kontrol eder. Utah Üniversitesi‘nden (U Sağlık Grubu) gelen bilim insanları; çeşitli hayvanların genomunun bu bölümünü araştırarak, sağlık ve hastalık tepkisine etkisi hakkında daha fazla bilgi buldular.

U-U Sağlık Bakanlığı Nörobiyoloji ve Anatomi Yardımcsı Christopher Gregg: “Bilim insanları bu kodlamayan bölgeleri ‘Çöp DNA’ (Junk DNA) olarak adlandırdı. Ancak bana kalırsa; atıl ya da çöp oluşundan çok, orası daha keşfedilmemiş bir orman gibi. Farklı hastalıkları kontrol altına alabilecek genomun yeni parçalarını keşfetmek için kodlamayan bölgeyi araştırıyoruz.”

Araştırmacılar; çalışmaları için Afrika filleri, kış uykusundaki yarasaları, orkları, yunusları, köstebek fareleri ve on üç sıralı zemin sincaplarının genomlarını inceledi. Hayvanların kodlamayan bölgelerinin hızla gelişen parçalarının tanımlanmasının, insan genomunun farklı hastalıklara nasıl tepki verdiğine dair ipuçları sunabileceğini umuyorlardı.

Hayvanlardan İnsanlara

Ekibin çabaları başarılı oldu.
Filler, bir insandan 100 kat daha fazla hücrelere sahip olmakla birlikte 60 ila 70 yıl yaşayan nadiren kansere yakalanırlar. U ekibi, araştırmaları sırasında; fil genomunun hızla gelişen bölgeleriyle bağlantılı olan ve hayvanın hücrelerini onarmaya ve mutasyona engel olan üç geni tespit ettiler.
Kan örneklerinin ileri testlerinde, bilim adamları, hasara ve bu hızla gelişen bölgelere cevap veren genler arasında ek bağlantılar tespit ettiler. Gregg’e göre, bu; insan genomlarındaki potansiyel olarak kansere dirençli elementler hakkında ışık tutacak.
Gregg: “Fil sonuçları; insan genomunda, gen aktivitesini kontrol edebileceğini ve mutasyonları ve kanser oluşumunu azaltabileceğini tahmin ettiğimiz kodlanmamış sekansları ortaya çıkardı.”

Bu çizelgeler, U Sağlık ekibinin çalışmaları; insan sağlığının potansiyel alanlarının her birini etkileyebileceğini tasvir etmektedir. Ferris ve arkadaşları. /Cell Raporları/Utah

 

Çalışmanın görüşleri sadece kanserle sınırlı değildi.

Ekip; yarasa genomundaki el ve ayak anormalliklerini anlamamıza yardımcı olabilecek unsurları da tespit etti. Sincap genomu; albinizm ve Leopard Sendromu hakkındaki bilgimizi pekiştirirken, yunus ve orka genomları kan pıhtılaşma bozuklukları ve göz gelişimi üzerine ışık tutabilir. Çıplak köstebek araştırması ise; bize, glokom hakkında daha fazla bilgi verebilir.

Gregg’in belirttiği gibi, “Çöp DNA” hâlâ büyük ölçüde keşfedilmemiş bir alandır ve en umut verici olan ise; yer işaretlerinin doğru bir haritasını çıkarmak, keşfetmek için önemli bir ilk adımdır. Ardından, araştırmacılar insan tıbbını iyileştirmek için bu buluşlardan nasıl yararlanılacağını bulmak üzerinde yoğunlaşabilir.

Kaynak:
futurism
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (1 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgini Çekebilir

Close
Close