Astronomi ve Uzay

Gökbilimciler, Yapay Zekayı Kullanarak Ay’da 6.000 Yeni Krater Buldu

Astronomide en büyük zorluklardan biri uzayın devasa büyüklükte olması ve heryere bakmanın çok uzun zaman almasıdır.

Yapay zeka bu bilime büyük bir fayda sağlar. Kendi kendine giden arabalara rehberlik etmek gibi görevler için geliştirilen yapay zeka aynı zamanda makine vizyon araçlarında da büyük miktarda astronomik veriyi sıralamak için mükemmel bir ortam sunar. Bu yüzden astronomlar  Ay‘da 6.000 yeni krater bulmak için yapay zekayı (AI) kullandıklarını açıkladılar.

Bu olay kendi başına çok önemli değil. Ay‘ın, asteroitler ve göktaşları ile oluşan etkilerden kaynaklanan yüzbinlerce kratere sahip olduğu tahmin ediliyor.

Bunun nedeni olarak birkaç faktör sıralanabilir. Birincisi, Ay‘ın atmosferi olmadığı için, bu nesnelerin yüzeye doğru serbest bir yolu vardır (Hava sürtünmesinin onları yavaşlattığı ve boyutlarını küçülttüğü yeryüzünden farklı olarak). İkincisi, Ay‘da hava olmadığı için, bu işaretler erozyona uğramaz. Sonuç olarak herkesin bildiği krater yüzlü bir uydu.

Fakat bu kraterleri bulmak için yapay zekayı (AI) kullanmak önemlidir. Çünkü makine öğrenimi yoğun bir işi otomatikleştirebilir.

Gökbilimcilerin, Ay‘ın resimleri üzerinden, kraterleri elle işaretlemeye daha az zaman harcayarak, daha zorlayıcı araştırmalara odaklanmaları gerekir. Ayrıca, Ay‘ın kraterleri hakkında ne kadar çok şey biliyorsak, Güneş Sistemimizin tarihçesi ve oluşumu hakkında kuramsal bilgiye sahip olabiliriz.

Bu özel araştırma için kullanılan araç, bir konvolüsyonel nöral ağ veya CNN olarak bilinen şeydir. Bu, görsel verilerle sıralamada iyi olan yaygın bir tekniktir.

Çalışmayı yapan araştırmacılar yayınlanmamış bir makalede açıkladıkları gibi, daha önce insanlar tarafından tanımlanan bir veri seti kullanarak bu konvolüsyonel nöral ağlarını eğitmişlerdir.

Program, kraterlerin nasıl göründüğünü öğrendikten sonra, Ay‘ın yüzeyinin yeni bir bölümünde (toplam yüzey alanının yaklaşık üçte biri) genişletildi. Orada 6 bin yeni krater buldu.

Sinir ağının performansını gösteren örnek bir resim. Mavi daireler, ağın başarıyla tespit edildiği insanlar tarafından belirlenen kraterler; Kırmızı daireler ağın bulduğu yeni kraterler; ve mor olanlar ise insan yapımı krater tarayıcı ağın kaçırdıkları.

Toronto Üniversitesi, Penn Eyaleti ve Arizona Eyaleti Üniversitelerinden çalışmaları yürüten bilim adamları yazdıkları makalede, sistemin  tutarlı ve hızlı olduğundan bahsederek “Bir kez eğitildikten sonra, CNN‘imiz krater tanımlamasının hızını büyük ölçüde artırdı.

On binlerce Lunar DEM‘in tahminlerini üretmek yalnızca dakikalar aldı.” diye yazıyorlar. (Bir DEM dijital bir yükseklik haritasıdır. Kraterleri bulmak ve sınıflandırmak için kullanılan standart bir görüntü türüdür.) “Elbette, hepsi pasif bir şekilde yapılır. Bu da bilim insanını başka görevler yapmaktan kurtarır.

Bu sistem mükemmel değildi. İnsan yapımı krater tarayıcılarına karşı test edildiğinde, aynı özellikten sadece 92 tanesini buldu. Ancak bu çalışma, yapay zekanın (AI) temel astronomik araştırmayı hızlandırabilecek son derece yetenekli bir araç olduğunu gösteriyor.

Bugüne kadar, gravitasyonel lensleri tespit etmek, yeni ekoplanetleri keşfetmek, pulsar yıldızları tanımlamak ve galaksileri sınıflandırmak için benzer yöntemler kullanılmıştır. Uzay büyük olabilir, ama insanlar şimdi kozmosun içinden geçmelerine yardımcı olacak  bilgisayarlara sahipler.

Kaynak:
theverge
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (2 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close