Tıp

Gen Varyasyonları ve Dil Arasındaki Bağlantı

Bir dilin temel özelliklerini neler şekillendirir?

Brock Üniversitesi Gelişim Psikoloğu Jan Frijters; anadili birçok ünsüz içeren, geniş bir yelpazedeki sesleri ayırt etmelerine yardımcı olan belirli bir gen varyasyonu taşıyan insanların bulunduğu uluslararası, çok disiplinli bir araştırma ekibinde yer alıyor.
Jeffrey Gruen tarafından Yale Üniversitesi‘nde yönetilen ekip, beyin fonlarını işlemek için beynin kapasitesiyle güçlü bir şekilde ilişkilendirilmiş bir gen olan DCDC2‘yi inceledi. Bu olgu, ‘pit’ ve ‘bit’ olarak ‘p’ ve ‘b’ gibi dilde kelimeleri oluşturan temel bir ses birimidir. Olguların sayısı dil başına 20 ila 60 arasında değişir.

Araştırmacılar, beş kıtada 43 farklı nüfusun konuştuğu dillerin fonemlerini inceledi ve genlerin dil farklılıklarında ne gibi bir rol oynadıklarını tespit edebildiler.
Sürekli olarak disleksi ile bağlantılı olan READ1 adı verilen DCDC2 geninin bir bileşeni üzerinde yoğunlaşılmıştır. Araştırmacılar READ1’in insan olmayan primatlar, Neandertaller, Denisovanslar ve modern insanlarda dört milyon yıllık bir dönemde nasıl değiştiğini incelediler. RU1-1 adı verilen READ1 varyasyonunun bir dilde ünsüz sayısındaki varyasyonlarla ilişkili olduğunu da buldular.
Araştırmacılar, küresel çapta konuşulan ve göç, fetih ve nüfusun coğrafi izolasyonu ile şekillendikleri düşünülen 7.000 ‘den fazla dil oldğunu söylüyor. Bununla birlikte, bu yeni çalışma genetik faktörlerin de dilde değişikliklerde rol oynadığını göstermektedir.
Bu genetik bağlantıyı belirlerken Frijters; genetikçilerin, bir istatistikçinin, dilbilimcinin, çocuk doktorunun ve gelişim psikoloğunun da içinde bulunduğu grubun; dilin üç ana karakterine baktığını söylüyor:
Ses tonu, ünlüler ve ünsüzler

Çocuk ve Gençlik Çalışmaları’ndan sorumlu Doçent Frijters: “Belirli ses türlerini ayırt etme kapasitesi daha düşük bir beyin düşünün. Çok az sayıda farklı seslere veya az sayıda sessize sahip bir dile ihtiyacı vardır. Ancak aksine; bu türden pek çok sesleri ayırabilen beyin, ünsüzler arasında çok tiz ayrımlara sahip dili algılayabilir. Elbette, her dil tarafından iletilmesi gereken bilgi miktarı sabittir, çünkü hepimiz insanız, bu yüzden daha az ünsüzü olan diller bilgi yükünü başka şekillerde alırlar.”

Bazı diller (özellikle de Asya ve Afrika ülkelerinde) çekimler de kullanılarak çok tonlu yapıya sahiptir. Örneğin, Mandarin Çincesi’nde, ‘ma’ kelimesi; kelimeyi söylemek için kullanılan tona bağlı olarak birkaç farklı anlama sahip olabilir.

Diller; Estonca, Fince ve Danca dillerinde yüksek sayılarda, ünlülerin sayısıyla da farklılık gösterir. Ancak ekip, sadece ünsüzlerin genetik varyasyonlarla, özellikle de READ1’in RU1-1 alel* grubuyla ilişkili olduğunu buldu.

* Alel Gen: Her bir özelliği kontrol eden bir gen çifti. Biri anneden diğeri babadan gelir. Bir karakter üzerinde aynı ya da farklı yönde etkili olan iki veya daha fazla genlerden herbiridir.

Araştırmacılar; “Beyin, disleksi genleri tarafından modifiye edilen ünlüleri ve ünsüzleri işlemek ve kodlamak için farklı stratejiler kullanıyor. Bu genlerin genetik varyasyonları, diğer kültürel ve dilsel süreçlerle birlikte, popülasyonlar arasında ünsüz kullanımdaki farklılıkları açıklayabilir” diyor

Kaynak:
medicalxpress
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (2 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close