Kültür-Sanat

DeepBach; Gerçek Eserle Aynı Duyguyu Verebilir mi?

Bach tarafından ve bir nöral ağ tarafından bestelenen eseri birbirinden ayırt edebilir miyiz?

Johann Sebastian Bach; barok müziğin büyük bestecilerinden biri olarak kabul edilir. 18. yüzyılda Almanya’da yaşayan Bach; burada yarattığı bestelerinin güzelliği, tekniği, ahenk ve ustalığı sayesinde saygın besteciler arasındadır.

Bach’ın başarılı olduğu müzik türü, “chorale cantata” olarak bilinen bir tür polifonik ilahi idi. Bunlar Lutheran metinlerine dayanır ve dört sesle söylenir. Besteci; soprano tarafından ve daha sonra alto, tenor ve bas sesleri tarafından söylenen üç armoni oluşturan, iyi bilinen bir melodi ile başlar. Bach 300’den fazla kısa “chorale” (koral) kompozisyon yazdı.
Bu besteler; bilgisayar bilimcilerin dikkatini çekti. Çünkü, besteleri üretme süreci adım adım ve algoritmiktir. Ama bunu yapmak da uyum ve melodi arasındaki hassas etkileşim nedeniyle de zordur.

Bilgisayar bilimciler ilginç bir soruya yanıt arıyor: Bir makine aynı tarzda, aynı etkiyi sağlayan Bach eserleri yaratabilir mi?

Paris’teki Sony Computer Science Laboratories‘de Gaetan Hadjeres ve Francois Pachet‘in çalışmaları, soruya yanıt niteliğinde… Araştırmacılar, Bach tarzında koro kantat’ları üretmeyi öğrenen bir nöral ağ geliştirdiler. Makinelerini DeepBach olarak adlandırıyorlar.

Hadjeres ve Pachet: “Modelimiz; Johann Sebastian Bach’ın koral uyumu konusunda eğitildikten sonra, Bach tarzıyla son derece ikna edici kolajlar üretebiliyor.” Gerçekten de, bu kompozisyonların yaklaşık yarısı; insan uzmanlarını Bach tarafından yazıldığını düşünerek, aldatmaktadır.

Makine öğrenme tekniği basittir. Hadjeres ve Pachet, sinir ağlarını eğitmek için bir veri seti oluşturarak, çalışmaya başlıyor. Bach tarafından bestelenen 352 korol’la başlar ve daha sonra 2.503 küme veri seti daha eklemek için bunları önceden tanımlanmış bir vokal aralık içinde yer alan diğer tuşlara dönüştürürler. Bunların yüzde 80’ini, Bach uyumlarını ve geri kalanını onaylamak için de sinir ağlarını eğitmede kullanıyorlar.
Makine daha sonra Bach tarzında kendi armonilerini üretiyor. Ekip cihazı; üç melodiye, (alto, tenor ve bas) armoni üretmek için kullandığı bir melodi vererek, test eder.

Diğer algoritmik yaklaşımlar bunu da yapabilirken, önemli bir soru Bach’ın çalışmalarıyla ne kadar iyi karşılaştırabileceğidir. Ekip, öğrenmek için 1.600’den fazla kişinin aynı melodinin iki farklı uyumunu dinlemesini istedi. Bunların 400’den fazlası profesyonel müzisyen veya müzik öğrencileriydi. Her biri, iki armoniden hangisinin Bach’a daha çok benzediğini belirlemek zorundaydı. Ayrıca bu testte diğer algoritmalar tarafından üretilen armonileri de içeriyordu.

Sonuçlar oldukça ilginç… DeepBach tarafından üretilen bir armoni verildiğinde, seçmenlerin yaklaşık yarısı onun Bach tarafından bestelendiğine karar verdi.

Bu büyüleyici etkileri olan ilginç bir çalışma. Eğer bir derin-öğrenme makinesinin Bach tarzındaki kültleri üretmesi mümkün ise; o zaman neden diğer besteleri ve hatta diğer müzik tarzlarını da üretemesin?

Bu, kompozisyonları analiz etmek ve yaratıcılığın doğasını incelemek için ilginç bir yol sağlayabilir. Hadjeres ve Pachet, “Bu yöntem sadece Bach koral’ları için geçerli değildir. Palestrina’dan Take 6’e kadar çok çeşitli polifonik koral müziği de içermektedir.”

Bununla birlikte, Sony’nin laboratuvarlarından ve başka yerlerden gelen derin öğrenme makineleri; saygın müzik parçaları üretmeye başladı. Bu makineler kısa bir süre sonra senfoniler, operalar ve daha fazlası gibi daha iddialı işler almaya başlarsa, sürpriz olmaz.

 

DeepBach tarafından yeniden bestelenen Johann Sebastian Bach eseri:

Kaynak:
technologyreview
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (1 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close