Arkeoloji

Araştırmacılar Yaldızlı Mumya Maskesi Keşfetti

Tübingen Üniversitesi‘ndeki araştırmacılar, Mısır’ın Saqqara kentinde Saite-Pers döneminden (664-404 BCE) bir rahibin mumyasına altın yaldızlı bir maske keşfettiler.

Alman-Mısırlı ekibin başkanı Dr. Ramadan Badry Hüseyin, maskenin Tübingen arkeologlarının en son yöntemleri kullanarak 2016’dan beri araştırdığı geniş bir mezar kompleksinde bulunduğunu bildirdi. Kahire’deki Mısır Müzesi‘nde yapılan ön mikroskobik inceleme, maskenin yaldızlı gümüşten yapıldığını göstermektedir. Gözler, kalsit, obsidyen ve oniks olabilen siyah taştan yapılmıştır.

Hüseyin, “Bu maskenin bulunması bir sansasyon olarak adlandırılabilir” diyor. “Günümüze kadar pek çok değerli metalden yapılmış maskeler korunmuştur. Çünkü Eski Mısırlıların çoğunluğunun mezarları eski zamanlarda yağmalanmıştır.”

Hüseyin, maskenin bir tahtaya yerleştirilmiş bir mumya yüzünde bulunduğunu ekledi. Kötü bir şekilde hasar görmüş durumda bulunan tabut. Tabut bir zamanlar sıvanmış ve tanrıça Nut‘un imgesiyle boyanmış. Hala maskenin sahibinin adını ve başlıklarını içermektedir. O, tanrıça Nut‘un Yüce Rahibi ve tanrıça Mut‘un bir yılan şekli olan tanrıça Niut-shaes‘in Rahibi‘dir; 26. hanedanda yaşadı.

Tübingen Üniversitesi‘nde Egyptology başkanı Profesör Christian Leitz, “Altın ve gümüşün eski Mısır cenaze maskeleri olağanüstü nadir görülür” diyor. “Sadece özel mezarlardan iki karşılaştırılabilir bulmacayı biliyoruz.”

Kraliyet mezarlarında bile arkeologlar çok az miktarda değerli metal yüz maskeleri buldular. Bu maskelerin çoğu uzun zaman önce mezar soyguncular tarafından alındı ve muhtemelen erimişti.

Saqqara maskesinin keşfi, burada hala Mut’ın ikinci rahibi ve Niut-shaes rahibinin mumyası üzerinde. Fotoğraf: Tübingen Üniversitesi, Ramazan B. Hussein

Tübingen araştırmacılarının çalıştığı mezar kompleksi, bazıları otuz metreden daha derin olan birkaç şaft mezarından oluşuyor. Ana millerden birinin üzerinde, arkeologlar kerpiç ve düzensiz kireçtaşı bloklarından yapılmış dikdörtgen bir yapının kalıntılarını buldular.

Bir mumyalama atölyesi olmuş gibi görünüyor. İçinde, gövdeyi kurutmak için natron için ve sarma için keten bandajların hazırlanmasında kullanıldıklarına inandıkları iki büyük havza buldular. Bir yeraltı odasında bulunan kaplar arasında, yağların isimleri ve mumyalamada kullanılan diğer maddeler ile yazılmış çanaklar ve ölçme kapları vardı.

Mumyalama atölyesinde ortada büyük bir şaft vardır. Bu da toplumsal bir mezar yeri olarak kullanılmıştır. Tek başına 30 m derinlikte ana kayaya oyulmuş bir mezar odası kompleksi de dahil olmak üzere birçok mezar odasına sahiptir. Birkaç defin rahatsız edilmedi.

Arkeologlar sadece mumya ve lahit olmadığını; ayrıca mumyalanmış kişinin organlarını tutmak için alabaster gemileri ile birlikte çok sayıda fauna shawabti figürin bulunmuştur.

Tübingen arkeologları, Saqqara nekropolü hakkındaki araştırmalarında en son teknolojiyi kullanıyorlar.

Kompleksin tamamını belgeleme çabası içinde, Tübingen Üniversitesi‘nden Dr. Matthias Lang’ın yönettiği eScience Merkezi, hem yer hem de burada bulunan anahtar nesnelerin tam, yüksek çözünürlüklü 3 boyutlu görüntüleri derlemekte.

Lazer tarama ve görüntü tabanlı 3D işlemenin bir kombinasyonu, kompleksin birbirine bağlı parçalarının şeklini ve düzenini görselleştirmeyi ve analiz etmeyi mümkün kılar.

Kaynak:
heritagedaily
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (1 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close