Astronomi ve UzayDergi

En Cesur Görev: Güneş’e Dokunmak!

MIT’den John Belcher; doğrudan Güneş’in atmosferine uçacak olan Parker Güneş Probu’nın lansmanını anlatıyor.

Cumartesi günü, NASA Güneş Astrofizikçisi Eugene Parker; Parker Güneş Probu adlı bir uzay aracıyla doğrudan Güneş’in atmosferine uçmak için cesur bir misyon başlattı. Küçük bir araba büyüklüğünde, ampul gibi belirsiz şekilde, inanılmaz esnek bir gemi; sabah erken saatlerde Florida’daki Cape Canaveral Hava Kuvvetleri İstasyonu’ndan başlatıldı.

Gemi’nin yörüngesi tarihte ilk kez Güneş yüzeyine doğru yakınlaşacak.

Araç şu şekilde çalışır: Sonda; Dünya verilerine geri göndermek için, Güneş aktivitesinde daha önce görülmemiş radyasyon ve ısı seviyelerine dayanarak, yükselen korona* yörüngesini toplar. Bilim insanları bu tür verilerin yıldız davranışının fiziğini aydınlatacağını umuyor. Veriler ayrıca Güneş rüzgârlarının, patlamalarının ve alevlenmelerin uzaydaki havayı nasıl şekillendirdiği ve bu faaliyetin uzaydaki astronotlar ve uydular ile birlikte Dünya’daki hayatı nasıl etkileyebileceği ile ilgili soruları yanıtlamaya da yardımcı olacak.

* Korona (Taç) Katmanı: Güneş’in geçiş bölgesinin hemen üzerinde 106K’lik sıcaklığa kadar oluşan katmandır.

MIT’den birkaç araştırmacı; ortak araştırmacılar John Belcher, 1992 Fizik Profesörü Sınıfı ve MIT’nin Kavli Astrofizik ve Uzay Araştırmaları Enstitüsü’nün Ana Araştırma Bilimcisi John Richardson da dahil olmak üzere, misyon üzerinde birlikte çalşıyorlar.

MIT’nin sorularıyla, Araştırmacı John Belcher’in misyon hakkındaki açıklamaları:

 

MIT: Güneş radyasyonuna bu kadar yakın mesafede dayanacak güçlü bir araç olmalı. Prob; Güneş’in yörüngesine ulaştığı zaman ne tür etkiler yaratacak ve uzay aracının rotada kalmasına nasıl yardımcı olacak?

Belcher: Uzay aracı, Güneş’e 3,9 milyon mil kadar yakın… Merkür yörüngesinde ve herhangi bir uzay aracından yedi kat daha yakın olacak. Bu mesafe Güneş rüzgarının hızlandığı bölgeye çok yakın olan yaklaşık 8,5 Güneş Yarıçapı’dır. Bu mesafelerde Güneş; Dünya’ya göründüğünden 500 kat daha parlak olacak ve Güneş aktivitesinden gelen parçacık radyasyonu sert olacaktır.
Hayatta kalmak için, uzay aracı güneş panellerini; (Güneş ışığına daha yakın bir güç sağlamak için) Güneş ışığındaki özel açılı panellerden, yeterli olacak şekilde koruyucu güneş gölgelerine katıyor. Bu benzeri görülmemiş araştırmaları gerçekleştirmek için, uzay aracı ve enstrümanlar Güneş’in sıcaklığından, yaklaşık 2,500 Fahrenheit’e ulaşan uzay aracı dışındaki sıcaklıklara dayanması gereken; 4,5 inç kalınlığındaki bir karbon kompozit kalkanla korunacak.

 

MIT: Prob hangi verileri toplayacak ve sonuçta bilim insanları bu verilerden ne elde etmeyi umuyor?

Blecher: Düşük enerjili plazma aleti, manyetometre ve enerjik parçacık takımı da dahil olmak üzere; Güneş parçacıklarını ve Güneş’in yakınında kalan alanları ölçmek için çeşitli enstrümanlar olacaktır. Bunlar, Güneş rüzgâr kaynaklarındaki manyetik alanların yapısını ve dinamiklerini belirlemeye yardımcı olacak, koronayı ısıtan ve Güneş Rüzgarı’nı hızlandıran enerji akışını izleyecek ve enerjik parçacıkları hangi mekanizmaların hızlandıracağını ve taşıyacağını belirleyecektir.

Güneş Rüzgârı’nın hızlanması hala olağanüstü bir sorudur. Çünkü çoğunlukla tüm hızlanma (rüzgarın geçtiği zaman) 25 Güneş Yarıçapı ile sona ermiştir. Dünya 215 Güneş Yarıçapı’nda oturuyor. Bu yüzden Güneş’e yakın en önemli gözlemleri hiç yapamadık. Güneş’e bu kadar yaklaşarak, rüzgarı hızlandıran şeyleri kesinlikle yanıtlama şansımız var. En önemli soru, ısıl süreçlerin veya dalga hızlandırma işlemlerinin olup olmadığıdır.

 

MIT

 

MIT: MIT’nin bu çabadaki rolü nedir?

Blecher: John Richardson ve ben, Güneş Rüzgar Elektronları Alphas ve Protons (SWEAP) Araştırması için ortak araştırmacılarız. Baş araştırmacı, Michigan Üniversitesi’nden Profesör Justin Kasper, bir MIT mezunudur. Ayrıca 2014 yılında DSCOVR uydusunda başlatılan Faraday Kabı’*nda çalışan Alan Lazarus tarafından eğitilmiştir.

* Faraday Kabı: Vakumda yüklü parçacıkların detektörü olarak kullanılabilen metal bir kaptır.

SWEAP Araştırması; bu karşılaşmalar sırasında Güneş atmosferindeki plazmanın özelliklerini doğrudan ölçecek olan,ü uzay aracı üzerindeki aletler kümesidir. SWEAP’ın özel bir bileşeni; uzay aracının koruyucu ısı kalkanının etrafına doğrudan Güneş’ten bakacak olan küçük bir alettir. Bu da, SWEAP’in Güneş’in atmosferinin bir örneğini, bu mesafelerde ilk kez, bizim yıldızımıza çekmesini sağlayacak.
Isı kalkanının etrafına bakan bu küçük enstrüman Faraday Kabı’dır ve süpersonik Güneş Rüzgarı genişlemesinin varlığını ölçmek için ilk enstrümanla doğrudan ilişkilidir. Bu ölçüm Profesör Herb Bridge, Dr. Al Lazarus ve Profesör Bruno Rossi tarafından 1961’de Explorer 10’da gerçekleştirildi.

Aynı zamanda Güneş Probu Faraday Kabı; 8 Güneş Yarıçapı’ndaki, Güneş Rüzgârı’nın özelliklerini ölçüyor. Voyager’daki (1977’de lanse edilen) kardeş Faraday Kabı; muhtemelen tamamen yerel yıldızlararası uzayda plazmayı ölçüyor olacak. (Güneş atmosferinin tamamen dışında, 100 astronomik ünitenin veya 20.000 Güneş Yarıçapı’nın ötesinde…)

Voyager 2 cihazı; 40 yılı aşkın bir süredir, sürekli olarak verileri Dünya’ya döndürüyor. Böylece, kökeninin izinden giden bu iki prob, MIT Profesör Herb Bridge’e;  Güneş Sistemi’nin, yerel yıldızlararası ortam kadar olabildiğince uzaklarda Güneş Sistemi’nin karşıt uçlarında ölçümleri yapma şansı verecek.

Kaynak:
MIT
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (2 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 4,50 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close