Tıp

İmmünoterapötik Jel, Ameliyat Sonrası Vücudun Kansere Karşı Savaşmasına Yardımcı Olabilir

Kanser teşhisi konan pek çok kişi hastalıklarını tedavi etmek için bir çeşit ameliyat geçirir. Örneğin erken tanı konulmuş meme kanseri olan kişilerin yaklaşık yüzde 95’inin ameliyat olması gerekeceği gibi çoğu kez beyin tümörleri olan kişilerin de ilk tedavi yönteminin bu olduğu söylenebilir. Ancak son on yılda cerrahi tekniklerdeki gelişmelere rağmen, kanser genellikle tedaviden sonra geri dönmektedir.

Şimdi, UCLA liderliğindeki bir araştırma ekibi, bağışıklık sistemine yardımcı olabilecek, güçlendirici ilaçlarla dolu bir sprey jeli geliştirdi. Yapılan çalışmada, bu madde kanserin durması ve vücudun diğer bölgelerine yayılmasını engellemek için laboratuvar hayvanlarının bağışıklık sistemlerine uygulanmış ve yarısında başarılı olmuştur.

UCLA Samueli Mühendislik Okulu’nda Biyomühendislik Profesörü ve UCLA Jonsson Kapsamlı Kanser Merkezi üyesi olan Zhen Gu liderliğindeki araştırmacılar, cerrahi olarak çıkarılmış ileri melanoma tümörlerine sahip farelerde biyobozunur sprey jeli test ettiler. Jelin, ameliyat sonrası kalan tümör hücrelerinin büyümesini azalttığını ve bunun da kanserin tekrar nüks etmesini önlemeye yardımcı olduğunu bulmuşlardır: Tedaviyi uygulanan, farelerin yüzde 50’si tümörlerinin yeniden büyümesi olmadan en az 60 gün boyunca hayatta kalmıştır.

Aynı zamanda UCLA’daki California NanoSystems Enstitüsü üyesi olan Gu; “Sprey, sadece tümörlerin, çıkarıldığı vücuttaki bölgeden tekrarlanmasını engellemekle kalmayıp, aynı zamanda, vücudun diğer bölgelerindeki tümörlerin gelişimini de kontrol etti.”

Maddenin insanlarda kullanılmadan önce daha fazla test ve onay alması gerekecek. Ancak Gu, bilim insanlarının, ameliyat sırasında tümör çıkarıldıktan hemen sonra, cerrah tarafından tümör rezeksiyon bölgesine uygulanan jelin tasarlandığını açıkladı.

Gu; “Bu sprey jel, kanseri iyileştirmede en büyük engellerden birine karşı umut vaat etmektedir. Kanser türlerinin belirgin özelliklerinden biri de yayılmasıdır. Aslında kanser tümörlü insanların yaklaşık yüzde 90’ı tümörün nüks etmesi veya metastaz nedeniyle ölmektedir. Bu riski azaltmaya yardımcı olan ve düşük toksisiteye sahip olan bir şey geliştirebilmek, özellikle memnuniyet verici.”

Beni Yeme!

Araştırmacılar, nanopartikülleri CD47’yi bloke etmek için özel olarak hedeflenmiş bir antikorla yüklediler; bu, kanser hücrelerinin “beni yeme” sinyali olarak bıraktığı bir proteindir. Antikor, CD47’yi bloke ederek, bağışıklık sisteminin kanser hücrelerini bulmasını ve kesin olarak yok etmesini sağlar.

Qian Chen; “Nanopartiküller, yumurta kabuklarının ana bileşeni olan ve sıklıkla kayalarda bulunan kalsiyum karbonattır. Araştırmacılar, hafif asidik olan cerrahi yara bölgelerinde yavaş yavaş çözülebildiği ve yabancı nesnelerin vücuttan kurtulmasına yardımcı olan bir tür makrofajın aktivitesini artırdığı için kalsiyum karbonatı seçtiler. Ayrıca, jelin, bağışıklık sistemindeki T hücrelerini, kanser hücrelerine karşı bir başka saldırı dizisi olarak birlikte çalışmasını sağlamak için aktif hale getirebileceğini öğrendik.”

Solüsyon cerrahi alana püskürtüldüğünde, hızla nanopartiküller ile gömülü bir jel oluşturur. Jel, cerrahi alanda durmaya yardımcı olur ve yara iyileşmesini destekler; nanopartiküller yavaş yavaş çözünmekte ve anti-CD47 antikorlarını vücuda bırakmaktadır.

Araştırmacılar, insan hastaları üzerinde jeli test etmeden önce, optimal doz, en iyi nanopartiküller ve ideal tedavi sıklığı karışımını öğrenmek için hayvanlarda yaklaşımı test etmeye devam edecekler…

Kaynak:
Science DailyUCLANew Atlas
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (2 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgini Çekebilir

Close
Close