Özel Haber

Bilime Yön Veren Kadınlar

“Hareket etmeyen, zincirlerini fark edemez.”

Geçmişten günümüze süregelen cinsiyet eşitsizliğine rağmen tarih boyunca kadınlar bilim alanında çok sayıda başarıya imza atmıştır.

Bilim ve teknoloji gün geçtikçe gelişmektedir. İsimlerini belkide çok fazla duymadığımız ancak bilim ve teknoloji açısından önemli bir yere sahip olan birçok kadın bilim insanı vardır ve var olmaya da devam etmektedir. Şu an kullandığımız ileri teknolojiye katkısı olan, bilimde ilkleri gerçekleştirmiş kadınlar bilim ve teknoloji dünyasındaki birçok gelişmeye imza atmıştır. Ataerkilliğin tüm şiddetiyle hissedildiği alanlarda ve zor şartlar altında ilkleri başararak hem yaşadıkları dönemi hem de sonraki nesilleri etkilemişlerdir.

Dergimizin 8 Mart Dünya Kadınlar Günü özel haberinde, sizler için bilim dünyasına damgasını vuran bu güçlü kadınları tanıtmaya çalıştık.

Tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun…

Dünyanın ilk bilgisayar programcısı: Ada Lovelace

İngiltere’nin başkenti Londra’da 1815’te dünyaya gelen ve asıl adı Augusta Ada Byron olan “Ada Lovelace”, dünyanın ilk bilgisayar programcısı olarak biliniyor.

Cambridge Üniversitesinde dönemin önemli matematik profesörlerinden Charles Babbage ile matematik ve mantık alanında birçok çalışmaya imza atan Lovelace, matematikteki yeteneğiyle hocasının dikkatini üzerine çekmeyi başardı. Babbage’ın Analitik Makine (Analytical Machine) adlı ilkel bilgisayarı için İtalyan matematikçi Louis Menabrea’nın, 1842’de Fransızca yayımladığı inceleme yazısını bir İngiliz bilim dergisi için çeviren Lovelace, kendi notlarını da bu çeviriye ekleyerek yazıyı 1843’te yayımladı.

Lovelace, çeviriye eklediği notlarda, Bernoulli sayılarının Babbage’ın makinasıyla nasıl hesaplanacağına ayrıntılı yer verdi. Bu metot, tarihçiler tarafından dünyanın ilk bilgisayar programı olarak kabul edildi ve böylece Lovelace “ilk programlamacı” unvanına sahip oldu. Babbage’ın tasarladığı bu makine, günümüz bilgisayarlarının temelini oluşturuyor.

Bilim uğruna ölen kadın: Madam Curie

”Madam Curie” olarak tanınan Polonya asıllı Fransız fizikçi ve kimyager Maria Sklodowska Curie (1867-1934) bilim dünyasında önemli başarılara imza atan mucit kadınların başında geliyor.

Radyoaktivite alanında yaptığı çalışmalarla atom altı parçacık fiziğine öncülük eden Curie, uranyum elementiyle 20. yüzyıl başında yaptığı deneylerde atom altı parçacıkların artırılmış etkinliğini ilk keşfeden kişi oldu. Bu çalışmalarıyla 1903’te fizik, 1911’de ise kimya alanında Nobel Ödülü’ne layık görülen Curie, bu ödülü alan ilk kadın oldu ve yine bu ödülü iki kez kazanan ilk bilim insanı unvanını aldı.

Curie ayrıca, her 3 yılda bir düzenlenen dünyaca ünlü fizikçi ve kimyacıların bir araya geldiği Solvay Konferansı’na (Conseils Solvay) katılan ilk kadın.

Bilimsel çalışmaları sırasında aşırı radyasyona maruz kalarak kan kanseri olan ve bu nedenle hayatını kaybeden Madam Curie, “bilim uğruna ölen kadın” olarak tarihe geçti.

HIV virüsünü tanımlayan bilim kadını: Barre-Sinoussi

HIV’in AIDS hastalığına yol açtığını keşfeden kişi olarak tarihe geçen Fransız bilim kadını Françoise Barre-Sinoussi, bilim tarihinde çığır açan kadınlar arasında yer alıyor.

AIDS’e bir mikrop veya virüsün yol açıp açmadığını anlamak üzere 1983’te kurulan bir araştırma grubunda yer alan Barre-Sinoussi, yalnızca iki haftada varsayımının doğru olduğunu keşfetti. Bu virüse insanın bağışıklık sistemini hasara uğrattığı için “human immunodeficiency virus (insan bağışıklık eksikliği virüsü)”, yani baş harfleriyle “HIV” adı verildi.

Barre-Sinoussi, sonraki yıllarda da AIDS’in tedavi edilmesi ve hastalık etrafındaki gizemin çözülmesi yönündeki çabaların en büyük destekçilerinden biri oldu.

“Sinir büyüme faktörü”nü keşfeden bilim kadını: Rita Levi-Montalcini

İtalya’nın Turin kentinde 1909’da doğan tıp araştırmacısı Rita Levi-Montalcini, sinir büyüme faktörünün keşfedilmesi, sinir sisteminin gelişimi ve farklılaşması konusunda önemli çalışmalara imza attı.

Meslektaşı Stanley Cohen ile 1986’da “sinir büyüme faktörü” buluşları için Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü’nü kazanan Levi-Montalcini, 103 yaşında Roma’da hayatını kaybetti.

Tıp alanında bilim dünyasına yaptığı katkılarla anılan Levi-Montalcini, 100’üncü doğum gününe ulaşan ilk Nobel Ödüllü bilim insanı ünvanına da sahip.

NASA’da çalışmaya başlayan ilk kadın: Dana Ulery

Dana Ulery 1961 yılında NASA’nın Kaliforniya Pasadena’daki Jet Propulsiyon Laboratuvarı’nda çalışmaya başlayarak NASA’da çalışan ilk kadın mühendis olmuştur. Ulery, çalıştığı dönemde NASA’nın Derin Uzay İletişim Ağı için algoritmalar geliştirmeye çalıştı. Daha sonra ABD Askeri Araştırma Laboratuvarı’nda çalışan Ulery, burada da ilk kadın yöneticilerden olmuştur.

Uzaya çıkan ilk kadın: Valentina Tereşkova

Sergey Korolyov başkanlığındaki Sovyet uzay araştırmaları birimi, 1961 yılında, Yuri Gagarin’in gerçekleştirdiği uzay uçuşunun ardından, kadın astronotların bu uçuşlara vereceği fiziksel ve zihinsel tepkileri incelemek için uzaya kadın astronot göndermeyi kararlaştırdı. 120’den fazla paraşüt uçuşu, Mig-15UTI model jet uçakları ile yapılan uçuş denemeleri, ağırlıksız ortamda yapılan eğitimler ve roket ve uzaymekiği mühendisliği üzerine eğitim alan Valentina Tereshkova, 16 Haziran 1963 tarihinde, Vostok 6 adlı uzay mekiği ile uçuşunu gerçekleştirerek uzaya çıkan ilk kadın pilot oldu. Dünyanın yörüngesinde 48 tam tur atan ve yaklaşık olarak üç gün boyunca uzayda kalan astronot, uzay mekiğinden ayrıldıktan sonra, paraşütle Orta Asya’ya iniş yaptı. Yolculuğu sırasında çektiği fotograflar, daha sonra astronomlar tarafından araştırmalarında kullanıldı.

Vosvok 6 ile olan uçuşundan sonra Zhukovsky Air Force Academy’de havacılık dersleri alan Tereshkova, 1966 ylında kozmonot/mühendis olarak mezun oldu ve 1977yılında, mühendislik alanında doktorasını tamamladı.

Uzaya çıkan ikinci kadın, Tereşkova’dan 19 yıl sonra yine bir Sovyet olan Svetlana Savitskaya’dır.

MIT’in ilk kadın bilim insanı: Ellen Swallow Richards

Ellen Swallow Richards, Massachusetts Teknoloji Enststtüsü’ne kabul edilen ilk bilim insanıdır. Ellen Richards okulda 1884’den 1911’e kadar sıhhi kimya dersleri verdi. Kimya bilimi üzerinde çalışmalarını sürdürmüştür. 1878’den 1890’a kadar Massachusetts’in iç su yollarında yapılan öncü bir anketi yürüttükten sonra, MIT’de sıhhi teknik mühendisliği konusunda ilk programı kurdu. Daha sonraki yıllarda Ellen Swallow Richards; bakkaliye, duvar kağıdı ve kumaşlarda arsenik içeriği düzenlenmesi konusundaki çalışmaları ve aynı zamanda iyi beslenmeyi teşvik ettiği ev ekonomisi projeleri ile bilimsel bir temel oluşturmada lider oldu.

Ev ekonomisi terimini icat etti ve eğitim profesyonelleri için standartlar geliştirdi; Ev Ekonomisi üzerine Lake Placid Konferansı’nı (1899-1908) tasarladı ve yönetti.  .

Fransa’da Sorbonne Üniversitesi’nde Marie Curie’nin öğrencisi olan Remziye Hisar, ilk Türk kadın kimyageridir. 1921 yılında Almanya’da tıp eğitimini tamamlayan Safiye Ali ilk Türk kadın doktorudur. Güzide Lütfi ise 1928 yılında İstanbul Barosuna 1127 sicil numarasıyla kayıt olan ilk kadın avukattır. Özellikle Türkiye’den yola çıkıp Amerika’ya, Antarktika’ya ve birçok ülkeye giderek çalışmalar yürüten Türk bilim kadınları, dünyada bilime yön vermektedir.

“Yapay embriyon” çalışmasıyla çığır açan:  Berna Sözen 

Mensup ve mezunları arasında bir çok Nobel ödülü sahibi bulunan Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nin her sene derlediği “bilimde çığır açan 10” listesinde; baş araştırmacısı Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Histoloji ve Embriyoloji Ana Bilim Dalı araştırma görevlisi Berna Sözen olan “yapay embriyon” çalışması da yer aldı.

MIT tarafından 2017’de bilimde çığır açan 10 gelişmeden biri seçilen ve Independent, BBC, Guardian’a haber olan çalışma embriyon gelişiminde neden sıklıkla hata yaşandığını ve kadınların neden düşük yaptığını anlamamızı sağlayacak önemli bir keşiftir.

Bilim ödüllerini toplayan Bilge Demirköz 

Uluslararası Bilim Kadınları Ödülü’nü kazanan Bilge Demirköz, daha lise öğrencisiyken TÜBİTAK’ın düzenlediği proje yarışmasında matematik dalında Türkiye’de verilen ilk ödülü almıştır. Ayrıca MIT’ye tam burslu olarak kabul edilen ve ana dalı Fizik olan Demirköz, AMS projesi ve ATLAS deneyinde çalışmalarını sürdürdü. CERN danışma kurulunda da yer alan Demirköz’ün, Yılın Genç Bilim Ödülü, Türkiye’nin On Başarılı Genci, Kendi Alanında Yılın Başarılı Kadını, Fark Yaratan Kadın Ödülü, Mesleki Başarı Ödülü ve UNCESCO tarafından ödülü de bulunmaktadır.

 

Buzulların kaşifi: Burcu Özsoy

İlkokul, ortaokul ve liseyi Gaziantep’te tamamladıktan sonra üniversite ve yüksek lisans eğitimi için İstanbul’a gelen Özsoy, Yıldız Teknik Üniversitesi Jeodezi ve Fotogrametri Mühendisliği bölümünü bitirdi. Daha sonra İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Denizcilik Fakültesinde araştırma görevlisi olan Özsoy, ABD’nin Teksas Üniversitesine giderek doktorasını tamamladı. Özsoy, Antarktika’daki kutup çalışmalarına doktora eğitimi sırasında dahil oldu.

Antarktika’da önemli ve değerli gözlemler gerçekleştiren Burcu Özsoy, elde ettiği veriler ve uydu görüntüleriyle coğrafi bilgi sistemlerini kullanarak, deniz buz miktarlarını genel olarak hesapladı. Doktora mezuniyetinden sonra 2011 yılında İTÜ Denizcilik Fakültesindeki görevine dönerek, Kutup Araştırmaları Uyg-Ar Merkezinin kurulması için emek verdi ve 2015 yılında kurulan merkezin kurucu müdürü olarak çalışmalarını sürdürmektedir.

Nanoteknolojide çığır açan: Hatice Altuğ 

Stanford Üniversitesi’nden tam burs alarak “Uygulamalı Fizik” bölümünde doktora yapan Hatice Altuğ, Boston Üniversitesi’nde Nanoteknoloji alanında çalışmaktadır. Bunlara ek olarak, lazer sistemleri ve optik aletler üzerine de çalışmaları bulunan Altuğ’un Başkanlık Erken Kariyer Ödülü, Yılın En Başarılı On Genç Bilim İnsanı ve Adolph Lomb Madalyası bulunmaktadır. Altuğ’un hedefi, insanların evlerinde bile vücutlarında herhangi bir virüs olup olmadığını test edebilecekleri, cep telefonu büyüklüğünde bir alet geliştirmek.

 

NASA’daki tek Türk kadın: Feryal Özel

Columbia Üniversitesi’nde fizik ve matematik üzerine çift ana dal yapan Prof. Dr. Feryal Özel, daha sonra da Kopenhang Üniversitesi’nde fizik üzerine yüksek lisansını tamamladı. Bir astrofizikçi olan Özel’in ismi Albert Einstein’in da bulunduğu “Büyük Fikirler” listesine alındı. Özel, aynı zamanda NASA’nın kara delikleri görüntülemek için hazırladığı “Uzay Teleskobu” projesinin başında yer almaktadır. Harvard Üniversitesi’nin en başarılı astrofizikçi ödülünün sahibi olan Özel’in, Uygulamalı Matematik Fakültesi Ödülü, Değerli Bilim İnsanı Ödülü ve Guggenheim ABD & Kanada Doğa Bilimleri Bursu bulunuyor.

2 dakikada kanser testinin mucidi: Naşide Gözde Durmuş

ODTÜ Moleküler Biyoloji Bölümü’nde lisans eğitimini tamamlayan Biomühendis Naşide Gözde Durmuş, bir sonraki sene Stanford Üniversitesi’nde doktorasını yaptı. Bilim hayatındaki yolculuğuna Harvard ve Brown üniversitelerinde devam eden Durmuş’un hayata geçirdiği buluş sayesinde iki dakikada kanser testi yapılabiliyor. Çalışmalarını kanser ve antibiyotik direnci gibi dünyada tehdit oluşturmuş, sağlık problemleri üzerine yoğunlaştıran Durmuş, son olarak MIT Technology Review dergisinin “35 Yaş Altı Yenilikçiler Listesi”nde tıp ve biyoloji alanlarında çığır açan 35 liderden biri olarak seçildi.

 

Giyilebilir teknoloji dehası: Canan Dağdeviren 

Hacettepe Üniversitesi Fizik Mühendisliği Bölümü’nden mezun olan Canan Dağdeviren, Forbes’un düzenlediği 30 Yaş Altı Bilim İnsanı listesinde yer aldı. İllinois Üniversitesi’nde malzeme bilimi ve mühendisliği üzerine doktorasını tamamlayan Dağdeviren, 2014’ten beri Massachusetts Teknoloji Enstütisi’nde görev yapmaktadır. Harvard Üniversitesi’nin Genç Akademi üyeliğine seçilen ilk Türk bilim kadını olan Dağdeviren, giyilebilir teknolojiler üzerine yaptığı araştırmalar sayesinde; giyilebilir ve pilsiz çalışan bir kalp çipi tasarladı. Ayrıca, cilt kanserini teşhis eden bir cihaz geliştirdi.

 

 

 

“Hareket etmeyen, zincirlerini fark edemez.” Rosa Luxemburg (1871-1919)

 

Kaynak:
MedimagazinSözcüStarYasemin
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (4 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close