Yazılım

İlk Kelimeler: Otomatik Hikaye Anlatım Dünyası

Bir bilgisayar orijinal, anlamlı ve iyi yazılmış bir romanı nasıl üretebilir?

Son yıllarda internet üzerinden okunan finansal rapor, spor özeti veya hava durumu güncellemeleri gibi bildirilerin bir bilgisayar tarafından yazılmış olma ihtimali yüksek.

Yaygın olarak otomatik hikaye anlatımı olarak adlandırılan süreç; verileri okunaklı bir hikaye halinde düzenleyen bir algoritma ile verilerin çalıştırılmasını içerir. Narrative Science ve Automated Insights gibi şirketler sayesinde yazılım, artık erişilebilir ve nispeten uygun maliyetlidir.

Yazılım, en baştan bir kalıbı koruyan finansal haberler ve iş raporları gibi yapısal öyküler üretmek için çok uygundur. Bu yüzden Associated Press ve Washington Post gibi haber kuruluşları, çıktılarını artırmak için otomatik hikaye anlatımı kullanıyor.

Yakın zamanlarda, medya alanı dışındaki gruplar da, daha yaratıcı anlatı çalışmaları yazmak için otomatik hikaye anlatımı kullanmaya çalışıyorlar. Ancak zaman geçtikçe gelecekte bilgisayarlar, gerçekten bütün romanları, makaleleri de yazabilecek mi?

Bir bilgisayar orijinal, anlamlı ve iyi yazılmış bir romanı nasıl üretebilir? Bunu yapmak için, medya kuruluşu varsayımsal bir haber başlığı üretir: “İşsizlik hafta sonu boyunca yüzde 4,8’e düşüyor.” gibi…

İşletmeler, her gün işe gelen, yoğun ekonomik raporları okuyan, gerekli hesaplamaları yapan ve basit bir başlık yazan alanında uzman kişiler çalıştırıyor. Ancak bunun aksine; bu kişinin bilgisayara işi öğretmesi sağlanırsa, bu kişiyi de daha detaylı bir araştırmacıya dönüştürebilir.

AP’nin Strateji ve Geliştirme Müdürü Francesco Marconi: “Bir bilgisayara yazmayı öğretmenin arkasındaki teori, oldukça basittir. Çalışma şekli şablonlar oluşturmaktan geçer. Dolayısıyla, bu özel veri noktası için makine; bu cümleyi yazacak ve bu değeri tablodaki o özel değerle değiştirecek.”

Varsayımsal örnekte; bilgisayara pazartesi sabahı en yeni işsizlik verilerini aramasını ve bu veri setindeki işsizlik oranını hesaplaması ve daha sonra boşlukları önceden yazılmış bir cümle ile doldurulması komutu veriliyor.
Ancak kazanç raporlarının aksine, iyi hikayeler toplumun sadece dünya hakkındaki anlayışlarını değil; aynı zamanda sinirsel tepkilerini etkileme gücüne de sahiptir. Araştırmacılar, iyi yazı yazmanın, özellikle metafor ve ağır açıklamalarla dolu yazı yazmanın; beynimizin yazılı olarak çok iyi açıklanan, etkinliklere fiziksel olarak katıldığımızda, aktive olan aynı alanlarını harekete geçirdiğini keşfettiler.

Otomatik kazanç raporları oluşturmak için kullanılan teoriler; aynı zamanda bilgisayarın romanlarda, değiştirici bir dil, yapı ve hikayelerle tamamlayarak yazmasına izin verebilecek bir sisteme nasıl uygulanabilir?
StoryTelling’in Geleceği’nin Kurucusu ve CEO’su Charles Melcher: “Bu uygulamanın anahtarı, şablonlardadır. En karmaşık, kazanç raporları şablonlarında olduğu gibi, en karmaşık ancak anlamlı yazılarda da; bu tür çalışmaların çıktısında kullanılabilecek şablonlar var.

Yaratıcılık aslında daha önce görülen ya da edinilen bilgiler veya olaylarla ortaya çıkıyor. İnsanlar yokluktan yaratmıyorlar, daha önce gelen hikayeleri yineliyorlar. (örneğin, 100 hikaye) Bir bilgisayarın 100 milyon hikayeyi sindirmesi, belirli kalıpları görmesi, yeni isimler yaratması, birkaç şeyi değiştirmesi ne kadar zor olurdu? Aynı zamanda diğer hikayelerl benzer ve farklı yönlerini ayrıştırıp, birleştimesi de gerekiyor.”

Bu tür kusursuz birleştirme çalışmaları kısmen mümkündür. Çünkü her iyi hikaye aynı özellikleri paylaşır: Zorlayıcı karakterler, ayrıntılı ayarlar, güçlü anlatım ve duygusal bir tepki ortaya çıkaran yazı… Ayrıca, okuyucunun en sevdiği roman veya hikaye düşünüldüğünde; okuduktan önce kabul ettiği belirli parametreler olduğunu fark edersiniz.

Klasik gizemli bir roman, bir cinayetle başlar. Daha sonra da bir dizi şüpheli karakter arasında dolaşır ve katili ortaya çıkarmadan önce birkaç çözüm, yanılma ve farklı stratejiler sunar. Romantik bir roman ise, tipik “oğlan kızla tanışır”, “oğlan kızı kaybeder”, “oğlan kızı geri alır” şeklinde gelişir.

Bu ayrıntıları bilen bir programcı daha sonra; tarihsel örnekler verilen bir hikaye için parametreleri (şablon) ayarlayabilir ve bilgisayar, milyonlarca veri noktasını (örneğin önceki hikayeleri) arayarak ve benzersiz bir parça yaratarak gönderebilir.

Tüm yayıncılık sürecini algoritmik olarak kopyalayan girişimci ve PageKicker CEO’su Fred Zimmerman: “Bilgisayarlara benzersiz, orijinal ve uzun formlu içerik yazmayı öğretmeye doğru bir adım attık; bu daha da çoğaltılabilir.

PageKicker’a bir konsept veriyorsunuz, çıkıyor ve ilgili içeriği araştırıyor, bulduklarını birleştiriyor, analiz ediyor. Bu şekilde biçimlendirilmiş e-kitap oluşuyor. Daha sonra da çevrimiçi kitapçılara ve çevrimiçi kataloglara dağıtılıyor. Sosyalleşebilir ve bunun için tanıtım yapabilir ve tüm bunları tek bir komutla yaklaşık 30 ila 60 saniyede yapar.”

Başka bir deyişle, bilgisayar; internetin derinliklerine ulaşabilir ve hepsini bir araya getirmeden önce uygun literatürü arayabilir. Hala özgün bir yaratım olmasa da, bilgisayar; kendi algoritmik anlatımını oluşturmak için belirli türlerdeki diğer örneklerden öğreniyor.

Zimmerman: “Basitleştirilmiş lojistik ve iyileştirme potansiyeli, otomatik hikaye anlatımıyla ilgili umut verici özelliklerdir. Bir kitap yazmak aylarca süren bir çaba gerektirir. Ücretler, işlemle ilgili işçilik maliyetleri vb… İş bittiğinde, sahip olunan tarihi; geçmiş ve statik oluyor. Bir robot kitabı oluşturduğunda ise, günceldir, ucuzdur ve zaman kaybettirmez. Her zaman geliştirilmekte olan yazılım ve makine öğrenmesi avantajına sahiptir.”

Tabii ki, bu teknolojik başarı; beraberinde tuzakları da getiriyor. Bilgisayarlar tıpkı insanlar gibi hatalar yapabilir ve daha da ilginci algoritmalar; önyargıları tutabilir. Algoritmalar insanlar tarafından yazıldığından, programcının kendi önyargılarının bilgisayar koduna aksetmesi kolaydır.

Marconi: “Otomatik öyküler yaratma konusundaki etik ve özellikle de otomatik öykü anlatımı için geliştirilen algoritmaların editoryal denetimi konusunda, araştırmacıların daha çok çalışma yapmaları gerekecek.”

Otomatik hikaye anlatıcılığındaki son gelişmeler göz önüne alındığında, Melcher, Zimmerman ve Marconi, bilgisayarların orijinal roman yazabilecekleri bir noktaya yakın olmamakla birlikte; endüstrinin bu yönde hızlı adımlar attığını kabul ediyor. Bir gün, belki de gelecekte, bilgisayarlar tarafından hazırlanmış hikayeleri okuyacak ve kendimize şunu soracağız: “Yapmalı mıyız?”

Kaynak:
Brain World Magazine
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (1 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

İlgini Çekebilir

Close
Close