Kültür-Sanat

Hareketten Duyguya: Sanat Eserlerinde Robot Sürülerin Potansiyeli

Georgia Teknoloji Enstitüsü'ndeki araştırmacılar son zamanlarda; belirli duygularla ilişkilendirilen hareket ve şekil tanımlayıcılarının, uyarıcı sanatsal gösteriler oluşturmak için, sürü davranışlarına nasıl dahil edilebileceğini inceleyen ilginç bir çalışma gerçekleştirdi. Araştırmacıların ArXiv'de yayınlanan araştırmaları; mühendislik ve robotiği sanatsal ifadeyle yenilikçi bir şekilde birleştiriyor.

Georgia Teknoloji Enstitüsü‘ndeki araştırmacılar son zamanlarda; belirli duygularla ilişkilendirilen hareket ve şekil tanımlayıcılarının, uyarıcı sanatsal gösteriler oluşturmak için, sürü davranışlarına nasıl dahil edilebileceğini inceleyen ilginç bir çalışma gerçekleştirdi. Araştırmacıların ArXiv’de yayınlanan araştırmaları; mühendislik ve robotiği sanatsal ifadeyle yenilikçi bir şekilde birleştiriyor.

Baş Araştırmacı Maria Santos: “Ben müzisyenim. Bu yüzden sanatla her zaman ilgilendim. Georgia Tech’e Elektrik Mühendisliği alanında yüksek lisans öğrencisi olarak geldiğimde, Prof. Magnus Egerstedt ile müzik teorisi ve sürü robotlarını, (swarm robot) robotlarla anlamlı bir insan etkileşimi yaratmanın bir yolu olarak birleştiren, bir araştırma yapma imkanı sunuldu. Bu araştırma ilerledikçe, konserler veya tiyatro oyunları gibi performanslarda bir robot sürüsünün nasıl kullanılacağını ve bu küçük, nispeten basit robotların izleyicilere, aynı sanatçılar gibi bir mesaj iletebildiğini merak ettik. Bu etkileşimi fark ettiğimizde hareketler ve duygular arasındaki ilişkiyi incelemek istedik.”

Santos ve Prof. Egerstedt; yaptıkları çalışmada, yeni bir sürü davranış biçimi oluşturmak için duyguların ifadesi ile ilgili sosyal psikolojiden kavramları kullandı. Bu davranışların her biri, temel bir duyguyu yaratıcı bir şekilde betimlemek için tasarlanmıştır.

Psikolojide, ‘temel’ duygular, insanlar tarafından açığa çıkan altı duygudur: Mutluluk, şaşırma, öfke, korku, iğrenme ve üzüntü… Araştırmacılar; bir minyatür mobil robot sürüsü kullanarak, bu duyguları etkin bir şekilde iletmek için, sosyal psikoloji teorisine dayanan şekiller ve hareketlerden ilham alan yeni davranışlar geliştirdiler.

Santos: “Olumlu duygular (mutluluk ve sürpriz gibi) ile ilgili davranışlar; yuvarlak şekillere dayanıyor. Mutluluk söz konusu olduğunda robotlar, orta dereceli bir hızla dalgaların bulunduğu bir daire boyunca neşeyle hareket ederler. Şaşkınlık durumunda, dairenin yarıçapı zamanla genişler ve robotları dışarıya sarmal hale getirir.”

Olumsuz duyguları ifade etmek için ise; sosyal psikoloji teorisi bu duyguları daha dengesiz hareketlerle ilişkilendirdiğinden robotlar sarsıntılı ve düzensiz bir şekilde hareket eder. Örneğin, hüzünü temsil etmek için, robotlar; Santos’un “acı verici bir şekilde yavaş” olarak nitelendirdiği bir hızda, bir dairede hareket ederken; korku için robotlar birbirlerinden korkuyormuş gibi dağılırlar.

Santos: “İğrençliği göstermek için, robotlar; sahnenin merkezinden yavaşça hareket ediyor. Sonunda, öfke için robotlar, sahnenin merkezinde agresif bir şekilde birbirlerine doğru hareket ederek, bir tartışma yanılsaması yaratıyor.”

Sürü davranışlarının temel duyguları iletmedeki etkililiğini değerlendirmek için Santos ve Prof. Egerstedt; 45 kişiden, bu davranışları gerçekleştiren robotların videolarını izlemelerini ve ardından bir anketi tamamlamalarını istedi. Robotların “performanslarını” gözlemleyen katılımcıların çoğunun, hangi duyguyu canlandırmaları gerektiğini doğru bir şekilde tahmin edebildiklerini buldular.

Santos: “Sürüdeki robotların çok basit olduğu ve bir yüze ya da vücuda sahip olmadığı göz önüne alındığında, bu basit davranışların seyirciler tarafından amaçlanan duyguları aktarırken doğrudan tanımlanması dikkat çekicidir. Bu, swarm robotiğinin sanatsal performanslarda kullanılma potansiyeli yüksek olduğunu gösteriyor.”

Santos ve Prof. Egerstedt tarafından yürütülen çalışma, sosyal psikoloji teorisinin, özellikle de temel insan duygularıyla ilişkili soyut tanımlayıcıların, ifade edici ve uyanık sürü davranışlarının gelişimini bilgilendirebileceğini öne sürüyor. Gelecekte, bu davranışlar; robotların aktif rol oynadığı etkileyici yeni performanslar ve sanatsal gösteriler yaratmaya yardımcı olabilir.

Santos: “Artık müzikal ve dans gibi sahne sanatları için yaygın olarak kullanılan unsurları tanıtarak, robotik kümeleri sanatsal sergilerde ve gösterilerde kullanma çerçevesini genişletmeye devam etmek istiyoruz. Örneğin, bir kişi; performansı destekleyecek bir dans topluluğu olarak robot sürüsü düşünebilir.”

Kaynak:
Georgia Teknoloji EnstitüsüTechxplore
Etiketler
1 Oy2 Oy3 Oy4 Oy5 Oy (1 oy verildi, Ortalama: 5 üzerinden 5,00 oy )
Loading...

Benzer Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Close