Huddersfield Üniversitesi uzmanları tarafından hazırlanan makalede tarımın Avrupa’da yaygınlaşmasından yaklaşık 13.000 yıl önce var olan tarımın izlerine ulaşıldığı yer alıyor.

Bu durum yakın doğu’dan Akdeniz‘e göçün ardından binlerce yıl önce yaygın bir şekilde inanılan teoriyi de güçlendirdi.

Geç buzul döneminde yaşayan grup başlangıçta göçmen avcı-toplayıcıydı. Ancak daha sonra tarımın başladığı Yakındoğu’ndan yeni gelen nüfus ile tarım bilgisi geliştirdi.

Yaklaşık 8000 yıl önce neolitik dönemde Avrupa’daki diğer bölgeleride sömürgeleştirmeye başladılar. Böylece tarım yöntemlerinin sayısı da arttı.

Huddersfield Üniversitesi arkeoloji, antropoloji ve tarih sorularını çözmek için DNA analizi kullanan Archaeogenetics Research Group’un ev sahipliğini yapıyor.

Profesör Martin Richards başkanlığında gerçekleştirilen Avrupalıların genetik kökeni konusu uzun yıllar araştırma alanlarından biri olmuştur.

Yazarlar “Bu, Akdeniz‘in genetik havuzunun kısmen Yakın Doğu’daki bir sığınmadaki geç buzul dönemi genişlemelerinin bir sonucudur. Bu, Avrupa’nın geri kalanına yapılan sonraki neolitik açılımlar için önemli bir kaynak havuzu oluşturdu.” dediler.

Profesör Richards, araştırmacıların son araştırmalarını modern DNA örnekleri kullanarak birlikte yaptıklarını açıkladı.

İtalya ve Yunanistan’da, eski örneklerin alınabileceği neolitik öncesi kalıntılar yetersiz. Bu duruma İklimin düşük seviyeli sıcaklığı yol açıyor.

Projesör Richards “Boşlukları eski DNA ile dolduramadık, bu yüzden modern örneklere bakarak bunun bir yolunu bulduk.” Avrupa’daki soyları bir bütün olarak tarihlendirmek yerine öncelikle Akdeniz bölgesini inceleyerek o bölgeye geldikleri ve sonra da ilerledikleri varsayımıyla araştırma yaptık.” dedi.

Şimdi, İtalya ve Yunanistan’daki eski DNA bulgularının keşfedilerek göç senaryosunun doğrudan test edilebileceğini umuyor.

Profesör Richards “Geçmişte DNA‘yı bu tür ortamlardan kurtarmak zordu. Ancak son yıllarda eski DNA‘nın iyileştirilmesinde çok sayıda gelişme var.” dedi.

Araştırma, öncelikle Dr Joana Pereira tarafından doktora projesinin bir parçası olarak yürütülmüştür.

Ayrıca Porto Üniversitesinde Moleküler Patoloji ve İmmünoloji Enstitüsü’nden Profesör Richards ve Dr Luisa Pereira’nın yanı sıra Minho Üniversitesi’nden Dr Pedro Soares ile birlikte denetlenmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

New York’un İlk Vegan Kasabı

Önümüzdeki ilkbaharda açılacak olan Monk’s Meats, buğday gluteni olan seitan’ı kullanarak hiçbir…

Havayı Temizleyen Yeni Teknoloji; “BioSolar Leaves”

İlk bakışta parlak yeşil güneş panelleri gibi görünebilirler. Ancak, elektrik üretmek yerine,…

Bitkilerde Tohum Yağı Verimini Arttırmanın Sürdürülebilir Yolu

Singapur Nanyang Teknoloji Üniversitesi (NTU) bilim insanları; laboratuvar koşullarında tohumlardaki doğal yağ…