Bilim adamları 50 yıl önce volkanik bir patlama ile yaratılan Surtsey‘in kalbine iniyor.

Jeologlar ve biyologlar, 1963-1967 yılları arasında İzlanda’nın güneybatı kıyısındaki volkanik patlamalar sonucu oluşan küçük Surtsey adasını delmek üzere hazırlanıyorlar.

Sonraki adım, dünyanın en genç adalarından biri olan Surtsey‘nin kalbine iki delik açmak.

Amaç, Volkanik kaya, soğuk deniz suyu ve yeraltı mikrobunun nasıl sıcak etkileşim kurduğunu keşfetmek.

Araştırma, Yeni doğmuş bir okyanus adasına yapılan şimdiye kadarki en detaylı araştırma olacak. İzlanda Reykjavik Üniversitesi’nden volkanolog olan Magnús Guðmundsson “Surtsey, volkanik aktivitenin bu tür detaylı bir resmini elde etmek için mükemmel. Okyanus adalarının nasıl oluşmaya başladığını bize gösterecek.” diyor.

Sonuçlar, hidrotermik minerallerin adanın kayalık yapısını nasıl güçlendirdiğini açıklamakta yardımcı olabilir. Böylece Kuzey Atlantik Okyanusu’nun oluşumuna dayanabilir. Mühendisler bu bulguları daha kuvvetli beton üretmek için kullanabilirler.

Bilim adamları Surtsey‘in derinliklerinde, gömülü olan mikropların kaya üzerinde nasıl dolaştığı, mineraller ve sıcak sıvılardan nasıl enerji elde ettiği hakkında daha fazla bilgi edinmeyi planlıyor.

Norveç Bergen Üniversitesi’nden jeomikrobiyolog Steffen Jørgensen, “Bunu çözebilirsek, bugünkü çevremizi korumak ve şekillendirmede derin kabuk biyosferinin oynadığı role cevap vermeye daha çok yaklaşacağız” diyor.

İki delikten biri, 1979’da açılmış 181 metre derinliğinde bir deliğe paralel olacak ve bilim insanları mikrobik popülasyonların zaman içinde nasıl değiştiğini karşılaştırabilecek.

İkinci delik, Surtsey‘i oluşturan volkanik kraterlerdeki çatlaklar ağında süzülen sıcak suyu keşfetmek için belli bir açıyla oluşturulacak.

Her şey yolunda giderse, her iki delik de 1960’lı yıllardaki patlamalardan yaklaşık 190 metre aşağıda durduğu için orijinal deniz tabanına nüfuz edebilecek.

Derinlikte Yatan Gizem

Surtsey, 1.3 kilometrekarelik bir alanda, araştırmacılar tarafından yenidoğan adalarının biyocoğrafik evrimini bitkiler tarafından tohumlanmış ve deniz kuşları tarafından kolonize edilmiş aktif doğal bir laboratuvardır.

Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (UNESCO) Dünya Mirası sitesidir.

Sadece bilim için ayrılmıştır. Salt Lake City’deki Utah Üniversitesi’nden bir jeolog olan ve kısmen Uluslararası Avrupa Bilimsel Sondajı (International Continental Scientific Drilling) tarafından desteklenen 1.4 milyon dolarlık projenin baş araştırmacısı Marie Jackson programı için “Dünyadaki en temiz ortamlardan biridir.” diyor.

İzlanda sahil güvenlik görevlileri aracılığı ile, yaklaşık 100 helikopter uçuşu eşliğinde 60 tonluk sondaj ekipmanı ve diğer malzemeleri Surtsey‘ye taşımayı planlıyor.

Gulemmundsson “Bu katıldığım en karmaşık lojistik operasyon” diyor. Sıkı çevre düzenlemeleri, sondaj sıvısı olarak işlev gören sterilize edilmiş deniz suyu da dahil olmak üzere tüm atıkların adadan çıkarılmasını gerektiriyor.

Surtsey‘de sondaj günde 24 saat devam ettiği halde çalışanlardan 12’sine izin verilebilecek. Diğerleri, komşu olan Heimæy Adası’nda kalacak ve orada bir depo geçici olarak bir çekirdek analiz laboratuarı haline getirilecek.

Mikrobiyologlar, maksimum sıcaklığın 140 ° C’den yaklaşık 130 ° C’ye yavaşça soğutulduğu 1979 yılında oluşan deliğini izlemeye devam ettiler.

Reykjavik’teki Matís besin ve biyoteknoloji araştırma enstitüsündeki mikrobiyolog Viggó Marteinsson “Surtsey halen yerli mikroorganizmalarla dolup taşıyor.”diyor.

Bu organizmaların altındaki deniz suyundan kaya kolonisine kavuştuğu ve yukarıdaki kirecin kıvılcımı ile kirlenmeden korunduğu düşünülmektedir. Marteinsson, yeni delikte bakteriler, arkealar ve virüsler gibi benzer mikrop türlerini bulmayı umuyor.

Yeni delik açıldıktan sonra, mühendisler beş kuluçka haznesini farklı derinliklere düşürecekler.

Araştırmacılar, hangi organizmaların onları kolonileştirdiklerini tespit edebilmeleri için, alınmadan önce bir yıl yerinde kalacak.

Marteinsson, hangi mikropların hareket ettiğini ve ne kadar çabuk ilerlediğini izleyerek, derin biyosferin uzayda ve zamanda nasıl geliştiğini araştırmak için eşi görülmemiş bir şans vereceklerini belirtti.

Kayalıkların Altı

Bu arada, ekipteki jeologlar ve volkanologlar, ikinci açılı deliği inceleyecekler. Avustralya Hobart’taki Tazmanya Üniversitesi’nden bir jeolog Jocelyn McPhie, “Bu, alt katmanların birbirine bağlanma biçimini yeniden yapılandırmamızı sağlayacak. Yanardağın yapısını belirlemeyi umuyoruz.” diye belirtiyor.

Sondaj, Surtsey patlamasının en erken safhalarını ortaya koyma amacı taşıyor. Deniz suyunun ve sıcaklığın karışımında, volkanik kaya içerisinde hidrotermal mineraller oluşur. Bu, kayayı daha az gözenekli hale getirir.

Bu durum dalgaların erozyona karşı koymasına yardımcı olur. Jackson, “Bu madenlerin zamanla nasıl oluşturulduğunu ortaya koyacak ve modern bilim adamları, nükleer atık konteynırları gibi yapılarda daha güçlü beton oluşturmak için bu süreçten ip uçları alabilecekler.”dedi.

Gulemmundsson, “Surtsey‘in çekirdeği binlerce yıl daha ada olmaya devam edecektir.” diyor. Bu, 2014 yılında Tonga yakınlarında görülen, ancak zaten% 40 oranında aşınmış olan birçok volkanik adayla tam tersi bir şekilde.

Yeni Zelanda Araştırma Enstitüsü’nde Volkanolog Nico Fournier Taupo, “Bu adaların büyük çoğunluğu ortadan kalktığından, büyük olasılıkla okyanusta deniz seviyesinde veya hemen altındaki püskürmelerin sayısını ve hacmini hafife alıyoruz. Dolayısıyla volkanik alanlar risk taşıyor.” diyor

Önceki çalışmanın lideri olan California’daki Menlo Park’taki ABD Jeolojik Araştırmacısı emekli jeolog James Moore “Surtsey sondajından çıkan sonuç ne olursa olsun, 1979’daki projeden elde edilen bilgiler çarpıcı bir şekilde ilerlemektedir.

Şimdi test edilecek çok sayıda tahmin yaptık. Bu harika bir şey.” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

Enerji, Atlantis Kristal Piramitlerinde Gömülü

Okyanus Bilimci Dr. Meyer Verlag, sonar kullanarak iki bin metre derinliğinde dev…

Kayıp Şehrin Gizemi Antik Taş Tabletler Sayesinde Çözüldü

Irak’taki kil tabletlerin keşfi, arkeologların eski bir kayıp şehrin gizemini açığa çıkarmasına…

Yeni Radar Kral Tutankamon’un Lahitindeki Gizli Odaların Yol Haritasını Çıkardı.

Kral Tutankamon’un resimli duvarlar ardındaki gizli odalarının bulunması amacıyla yapılan araştırma kapsamında…

Bilinen En Eski Hayvana Ait Fosil Bulundu

Yeni araştırmaya göre, 558 milyon yıl öncesine ait fosilleşmiş bir yaşam formu…