sciencenews

İnsan genetik kullanım kılavuzunda veya genom da kaç gen bulunduğunu bulmak, bir zamanlar bilim insanlarının düşündüğünden daha zor bir hale geldi. Bir genin tanımı, 15 yıldan uzun bir süre önce İnsan Genomu Projesi’nin tamamlanmasından bu yana değişiklik gösterdi.Genler, RNA’ya kopyalanan ve daha sonra proteinlere dönüştürülen talimatları içeren DNA uzantıları olarak tanımlanırdı. Araştırmacılar hala bu protein kodlayıcı genlerin kaç tane olduğuna tamamen bilemiyorlar. Yeni gerçekleştirilen araştırma küçük RNA olmadan, insan genlerinin toplamda 46 bin 831′ e denk gelebileceğini ortaya koydu.

Ancak son on yılda içerisinde araştırmacılar, tüm genlerin protein üretmediğini öğrendi. Birçok bilim insanları, bir protein geninin, proteinleri dönüştürmek yerine hücrede başka işlevlere sahip olan RNA’ları kapsadığı belirlendi.

Yeni sayımın başında olan Johns Hopkins Üniversitesi’nden Biyoistatistikci Steven Salzberg,” RNA üreten genlerin (aynı zamanda kodlanmayan genler olarak da adlandırılan) sayıları, protein kodlama genlerinden daha fazladır. Ekibi, daha önce 18,484 uzun kodlanmayan RNA veya IncRNA dahil olmak üzere bu RNA genlerinden daha fazlasını protein kodlayanlardan daha fazla bulmuştur ve sayısı mikro RNA’ ları içermemektedir ve yakın zamanda keşfedilmiş küçük RNA’lardır ” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like

Düşünce için Sessizlik: İnsan Beynindeki Özel İnternöron Ağları

İnsan beyninin analizi; sinirbilimin temel amacıdır. Bununla birlikte, metodolojik nedenlerle, araştırmalar büyük…

Geniş Etkilere Sahip Bulgularda Çoğu ‘Sessiz’ Gen Mutasyonun, Nötr Değil Zaralı Olduğu Ortaya Çıktı

1960’ların başında, Michigan Üniversitesi mezunu Marshall Nirenberg ve diğer birkaç bilim insanı,…

Elektrik Üretmek için Vücudun Kendi Şekerini Kullanan Ultra İnce Yakıt Hücresi

Glikoz, yediğimiz gıdalardan aldığımız şekerdir. Vücudumuzdaki her hücreye güç veren yakıttır. Glikoz,…

BioNTech CEO’su Uğur Şahin: Hasarlı veya eski organların yaşlanma süreci tersine çevirilebilir

Prof. Dr. Uğur Şahin, gelecekte hasar görmüş organların gençleştirilmesinin mümkün olabileceğine inandığını…